Posted on Aug 24, 2009
Karanlik. Renksiz. Uzak. Yalniz. Surgun buydu iste.
Aklina ilk gelen simdiye kadar alisamayacagini dusundugu herseye nasi alistiysa bunada oyle alisabilecegiydi. Bildigi hersey gitmisti. Burda hayatini bastan yazacakti. Yarisina geldigi bir oyuna tekrar baslamak gibi. Bildikleri vardii ama yinede sifir noktasinda oldugu gercegini deyistirmiyorlardi.
Down The Volga. Gordugunde bulduguna sansli oldugunu dusundugu gramafondan gelen sarki. Cekmecedeki purolarini aldigi en ucuz tatli sarabiyla birlikte icerken dinliycegi sarki.
Gunes yok olmus alacakaranlik heryeri sarmisti. Karni acti ama elindeki son kalanlarida simdi yiyerek tuketmek istemiyordu. Sbah kahvaltisindan beri evden cikmamis ve bisey de yememisti. Acligini unutmak icin kitap okuycak, cikip gezicek ya da son kalanlari yiyip yarin karnini doyurmak icin napicagini dusunucekti.
Odaya gidip son bozukluklarindan birini aldi. Kural her zaman ki gibiydi. Klasik mantikla dogru gorunen tura, yalnis gorunen yazi. Ve yine o karasizligi yasadi. Dogru hangisi?
Git gide hic kimse gibi dusunemez olmustu. Dierlerinden uzaklasmasina engel olamiyordu. Boheminden kurtulmaya calismasi hic ise yaramiyordu. Her denemesin basardigini dusunuyor, yakinlastigini ya da bu seferkinin farkli oldugunu dusunuyor ama uzun vadede sonucun hep ayni oldugunu fark ediyordu. Yalnizlik. Yaptigi hicbisey onu kimseye gercekten yaklastiramiyordu. Baktigi heryerde ona gore olan bisey ariyordu ama herseferinde sonucta yalnizliktan baska kendine gore olan bisey olmadigina kanaat getiriyordu.
Sonra ani dusundu. Ve mutfaga gitti. Ekmek, peynir, sucuk, sut.
Kahvaltilari sute ekmek katarak yeme fikrinin ne kadar zekice oldugunu aksam yemeinde peynir ve sucukla birlikte sarap yiyerek gecirdiginde anladi.
Kendini unutturabilmek icin ne kadar daha burda kalmasinin yeterli olabiliceine karar veremiyordu. Bir yil hem unutulmak hem de dondugunde gerekenleri yaparken yeterince enerjiyi topliyabilmek icin yeterli gornuyordu.
Yine insanlarin alisamiycaklarini dusundukleri seylere nasi da alistiklarini ve ogrendiklerini dusundu.
Yalnizca oglen gunesin en tepede oldugu anda hava isiniyor ve dier tum zamanlarda hava souk ev ise daha da souk oluyordu. Ogleye dogru hergun once doguya bakan mutfain penceresini aciyordu sonra gunes tepeye ciktiginda balkonuda. Gunes daha da ilerleyip evin dier tarafina gectiginde ise mutfak penceresini kapatip sadece balkonunkini acik birakiyor, balkona ilk golge dusunce de tum kapi ve pencereleri kapatip, ustune biseyler giyiyordu.
Loading comments...